Pırlantanın Rengi
Pırlantada renk, "DIAMOND" kelimesinin baş harfi olan D'den başlayarak alfabetik sıralama ile Z'ye kadar sınıflandırılmıştır. D renginin üstünde herhangi bir pırlanta henüz bulunamadığından, gelecek yıllarda bulunması öngörülerek bu derecelendirmeden başlanıldığına inanılmaktadır. H rengi ve üzeri pırlantalar, genel kanıda makul ve yeterli beyazlıktadır. Ancak son yıllarda, Türkiye'de ve dünyada I, J, K, L renkteki pırlantalarda yüksek karat seçeneklerinde tercih edilmektedir. Türkiye'de genellikle H ve üzeri renkteki pırlantalar (G, F, E, D) satışa sunulmakla birlikte, neredeyse her rengini bulmak mümkündür. Renk için H, tercih edilebilecek bir beyazlıktır. Pırlanta D rengine doğru ilerledikçe daha da beyazlar ve renksizleşir. Bu durum fiyatı yukarı doğru çıkarır ve değerini arttırır.
Pırlantanın Berraklığı
Her elmasın kendine özgü bir karakteristik özelliği vardır. Onu eşsiz kılan ise içerisindeki kristallerin yani oluşumu sırasında içine karışan diğer mineralleridir. Doğanın eşsiz dokunuşları olarak adlandırılan bu kristallerin sayısı, rengi, yapısı, yeri ve büyüklüğü, elmasın doğallığını gösterir. Merkeze ne kadar uzak olursa o kadar değerli ve kıymetli eşsiz olmaktadır. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışıldar ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak pek mümkün olmadığından, içinde en az iz barındıranlar tercih edilmelidir. Tavsiye olarak VS ya da SI berraklık seviyesi yeterli bir seviyedir. Ancak VS ile SI farkını gözle veya yakından bakarak ayırt edemeyeceğinizi göz önünde bulundurduğumuzda, SI berraklık derecesi tam bir fiyat-performans ürünü haline gelebilir.
Pırlantanın Karatı
Karat Kelimesi: “Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob”dan (keçiboynuzu tohumu) gelmektedir.
Elmasın ağırlık ölçü birimi “karat”tır. Bir karat, 205 miligrama eşittir. 1 Karat altındaki taşlarda ağırlık birimi olarak santim ibaresi de kullanılmaktadır. Karat arttıkça taşın çapı büyür ve ağırlığı artar. Pırlanta tektaş yüzükler için ideal başlangıç karatı 0,25 karat olmakla beraber, bütçeye uygun olması halinde 0,30 karat veya 0,50 karat pırlanta tektaş yüzüklerde tercih edilebilmektedir.
Pırlantanın Kesimi
Elmas, insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir. Bir elması yalnızca başka bir elmas kesebilir. Mohs Sertlik Skalası’nda (10) değerine sahiptir.
Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir. Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden daha az bir bölümü 1 karat ve daha büyüktür.
Pırlanta, 1919'da Marcel Tolkowsky tarafından yaratılan kesime verilen isimdir. Bu kesimde ışık, taşın içinde kırılır ve olağanüstü bir ateş ve parlaklık vererek geri yansır. Bu brillant kesiminde, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak, 57 yüzeyli yuvarlak kesim, en çok kullanılan kesimdir. Fantazi kesim olarak adlandırılan diğer kesimler; oval, damla, prenses, markiz, oktagon, kalp ve baget gibi kesimlerdir.
Ülkemizde elmas kesim olarak bilinen kesim, dünyada gül kesim diye bilinir. Bu kesim, Türkiye’de yaygın olarak kullanılmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. Antik tasarımlı mücevherlerde görülen gül kesimin altı düzdür. Bu kesimin 12 ile 37 arasında değişen cilalı yüzeyi (faset) vardır. Elmasa çarpan ışık sadece yüzeyden yansıdığı için, pırlantadan fışkıran ateş ve parlaklık gül kesiminde bulunmaz.